Turtles Can Fly / Kaplumbağalar Da Uçar, Children of Heaven / Cennetin Çocukları, A Time for Drunken Horses / Sarhoş Atlar Zamanı, The Color of Paradise / Cennetin Rengi, Where is the Friend’s Home? / Arkadaşımın Evi Nerede?  Emrah’tan sonra! Beni en çok hüzünlendiren Drama türünün yükselen yıldızı İran yapımı filmleridir.

The Color of Paradise / Cennetin Rengi’ni Çoğunuz seyretmişsinizdir. Film Tahran’da geçmekte… Körler okulunda okuyan Mohammad, babasının onu yaz tatili için okuldan almasını beklemektedir. Babası uzun bir bekleyiş sonunda gelmiştir. Onu köye kız kardeşlerinin yanına götürür. Muhammed’in annesi ölmüştür ve ona bakacak yaşlı annesinden başka kimsesi de yoktur.

Üstelik babası yeninde evlenmek için hazırlık yapmakta ve kör bir çocuğun bu işin önünde engel oluşturabileceğini düşündüğünden çocuktan utanmaktadır. Küçük çocuk dünyayı göremediği için her şeyi elleriyle hissetmekte ve anlamaya çalışmaktadır.

Allah’ı bulmak için ona ulaşmak için doğada gezip, her yerde onu arayan Muhammed, onu görmek için ellerini kullanmaktadır. Kurak olarak bildiğimiz bu toprakların aslında ne kadar bereketli ve güzel olduğunu Cennetin Rengi ile görüyoruz. Bu kadar güzel bir dünyada küçük bir çocuğun bu güzellikleri görememesi; ama tam içinde yaşaması ne kadar acı bir durum.

Çocuktan kurtulmanın yollarını etkili bir şekilde anlatan film de ipler tamamen filmin sonunda kopar. Bardaktan boşalırcasına yağmur yağmakta… Nehirler dolmuş taşmış. Mohammad at’a binmiş babasının peşi sıra gitmektedir. Üzerinden geçtikleri asma köprü bir an için ipi kopar ve Mohammad suların içinde kalır. Baba, akıl ve vicdan geride…

Küçük Muhammed rolünde gördüğümüz Mohsen Ramezani gerçek hayatta da kördür. Allah görünmezdir. O her yerdedir… Onu hissedebilirsin… O’nu parmağının uçlarını kullanarak görebilirsin. Gören göze karanlık perde olmaz.. Görmek istemeyen göze ışık ne yapsın?

Etkileyici ve duygusal bir film, aslında kim kör sorusunu akıllara getiriyor. Bunu da söylemeden geçmeyelim artık. Film Uruguay, Montreal, San Diego dâhil olmak üzere birçok festivalde ödül kazanmıştır.

Küçük Emrah (Boynu Bükükler, Acıların Çocuğu vs.) ile bu filmleri veya filmi yani “Cennetin Rengi” arasında nasıl bir fark var biliyor musunuz? Küçük Emrah ta filmler boyunca kahramanımız ağlarken İkincisinde ise siz ağlıyorsunuz. Çok etkileyici filmler.

Aslında film seyretme kültürüm pek yoktur. Hele uzun metrajlı olanlar. Aman Allah’ım karabasan gibi çökerdi üzerime… Taki yüzüklerin efendisi yani The Lord of the Rings’i seyredene kadar buna da ilk etapta iğreti durmuştum.

Ne zaman sakin bir kafayla evde seyrettimse, o zaman bir anlam ifade ettiğini gördüm… Tabi birde filmi, tıkandığın yerde anlatacak bir arkadaşın olacak yanında sevgili kardeşim Âdem, hürmetlerimi yolluyorum. Yüzük Kardeşliği, İki Kule, Kralın Dönüşü mükemmel bir üçleme. Cafe Crown (üçü bir arada) tadında. Tam bir gerilim…

Ama bizde öyle değil. Üçleme yok ama şekersizi yani sadelisi bulunur. Tekrar başa dönelim Salak Milyoner ve Köyden İndim Şehir’e. Her bir sahnesinde gülme unsurunu bulabilirsiniz… Onun için biraz relaks oluyorsunuz. Filmi kaçırdım endişesi taşınmıyor. Gülmeleri bıraktığınız yerden devam ettirebiliyorsunuz.