Bir önce ki yazımızda “ Tv’lerde yemek programlarının” bizleri ne hale getirdiğine değinmiştik

Madem herkes bir şekilde yemek yapıyor ve bunları değişik ad ve unvanlar altında bizlere pazarlıyorlar bende size iyi bir çay nasıl demlenir!!! Onu anlatmaya (pazarlamaya) çalışayım.

Çayın nasıl demlendiğine geçmeden önce, çayla ilgili kısacık bir bilgi vermek istiyorum.

Dünya çay üretiminde; Çin, Hindistan, Kenya, Sri Lanka’dan sonra Türkiye Beşinci sırada yer almaktadır. Tüketimde ise maşallah her şeyde! olduğu gibi ilk sıra da yer almaktayız. Günde yaklaşık 245 milyon bardak.

Türkiye’de bir Arap çayı efsanesi vardır. Aslında Arap çayı diye bir çay yoktur; çölsel iklimi olan Ortadoğu’da ya da Suudi Arabistan’da çay yetişmemektedir. Ortadoğu ülkelerinden Türkiye’ye gelen çay, Sri Lanka’da (Ceylan’da) toplanan ve paketlenen çaydır. Paketli çaylar Türkiye’ye Arabistan’dan veya İran’dan geldiği için menşei olarak ‘Arap çayı’ olarak tanımlanmıştır.

Bu çaylar Sri Lanka-İngilizlerin söylediği şekliyle ‘Seylan çayı’dır. Bu çay, demlendiğinde büyüyen yapraklara sahiptir. Bizim Karadeniz çaylarından oldukça farklıdır. Meraklısı araştırabilir. Sri Lanka çayının dışında aynı coğrafyadaki Hindistan, bir çay memleketidir ve çok farklı ve güzel çayları vardır. En ünlülerinden biri de Darjeling çayıdır.

Çin’de ise 7 farklı renkte, 2 bin çeşit çay olduğundan bahsediliyor. Kilosunun fiyatı 4 dolar ile 40 bin dolar arasında değişiyor. 40 bin dolar olanların çok ender bulunduğu ve dağlarda özel olarak toplandığından fiyatı pahalı.

Çin’de, çay denilince akla asla bizim içtiğimiz t(d)avşan kanı! Çay gelmesin. Onlar genellikle yeşil çay tüketiyorlar.  Çayın demlenilmesi öyle basit bir şekilde de olmuyor. Çayın hazırlanması ve sunulması her aşaması ayrı bir maharet istiyor. Çinliler çayı seremoniyle hazırlıyorlar. Seremoni, çay demlemenin ne kadar zarif!!! Bir konu olduğunu tiryakilerine (güya) anlatıyor.

Çinliler yeşil çayı şekersiz olarak, küçük fincanlarda içiyorlar. Dahası fincanlar bizim küçük çerezliklere benziyor. Bizler ince belli bardaklarda içmeye alışkın olduğumuzdan bizim için zor olsa gerek. Ayrıca yeşil çayında ömrü uzattığına da inanmıyor değiller.

Gelelim bizde ki çay demleme usulüne;

Öncelikle dökme çayı hiç yıkamadan demliğin içine koyuyoruz; ardından yine demliğin içine çayın en üst noktası su altında kalacak şekilde oda sıcaklığı ayarında su konulur. Altındaki hazneye de yine bir miktar su konulur . Demliğin burun kısmı bir peçete parçasıyla kapatılır ve içerideki buharın dışarı çıkması engellenir. Çaydanlığın alt haznesinden gelen ısı, yukarıdaki çayı yavaş yavaş ısıtır. Ardından alt haznedeki su kaynayınca, üst kısımda ki demliğin tam merkezine yavaşça dökülür. Ardından demliğe su eklenir ve orta ateş! Kaynama süresince devam edilir. Toplam demleme 45 dakika kadar sürer. Çay demlendiğinde, bardaklara dem sadece 1-1,5 parmak kalınlığında olacak şekilde konulur afiyetle içilir.

Açıkçası bunu denedim fark etti mi? Biraz.

Su faktörünü de yabana atmamak lazım.  Kireçle yoğrulmuş, klorla hercümerç edilmiş! Suyla, yaylalardan akan su ile demlenilen elbette bir olmaz…

Kalın sağlıcakla.