“Ne yapmamızı istemiyorlarsa onu yapacağız”

ABD’de McCarthy döneminde ortaya çıkan Kızıl avında; sanatçılar, gazeteciler, öğrenciler,kadın çocuk yaşlı demeden binlerce masum insanlar delilsiz bir şekilde vatan haini ilan ediliyordu.

Hollywood’ un en popüler senaristi en çok kazanan ismi Dalton Trumboda bu kara listedeydi.

Kara listede olan vatandaşları boykot yapıldı kimse onlarla çalışmayacaktı. Trumbonun projesi devam eden filmleri bile o dönem sözleşmeleri iptal edildi. Hiç bir yapımcı yönetmen Trumboyla çalışmak istemiyordu.

Derken Amerikan Karşıtı Faliyeti İzleme Komitesi film endüstrisindeki komiteye karşı ifade vermeyi reddettiği için yargı Trumbo‘ ya tutuklanma kararı verdi. Trumbo hapse atıldı. Hapisteyken Onu ve arkadaşlarını hapse girmesini sağlayan Komitenin başkanı yolsuzluk yaptığı için hapse atılmıştı. Başkan Trumbo ile karşılaştı ve Trumbo’ ya:
Bak ikimizde aynı yerdeyiz der.

Trumbo: Bir farkla sen gerçekten suçlusun

Trumbo hapisten çıkar. Bir şeyler yapmalıydı. Bir çok kişi hayatını kaybediyor, ülkelerinden kaçmak zorunda kalıyordu. Arkadaşı Trumboya sordu: Ne yapacağız?
Ve Trumbo herkesi uyandıran o cevabı verdi ” Ne yapmamızı istemiyorlarsa onu yapacağız”

Trumbo ve arkadaşları hemen çalışmalara başladı. Nitelikli işler yapıp kara listeyi delmeyi hedeflediler. Hiç durmadan çalıştılar. Senaryolarının kabul edilmesi için takma isimler kullanıyorlardı.

Trumbonun yazdığı Roma tatili filmi o dönemde oscar aldı fakat senarist olarak bir arkadaşımın adı yazıyordu. Trumbo, Robert Rich takma adıyla yazdığı ‘The Brove One‘ filmi oscar kazandı. Fakat sahneye kimse çıkmayınca medya uzun zaman ‘ Robert Rich kim’ diye konuştu. Tabi Trumbonun olduğu iddaaları Hollywood sokaklarında dolaşıyordu.

Trumbonun en büyük desteği şüphesiz ki ailesiydi. 13 yıl süren bu kızıl avında ailesi Onu hiç yalnız bırakmamış hep desteklemişti. Kızı Nikola bir yandan babasının kara listeyi delmesine yardımcı oluyor bir yandan da ülkelerinde, siyahilere yapılan haksız davranışları protesto ediyor, özgürlüklerine kavuşmaları, oy kullanabilmeleri için mücadele ediyordu.

Ve bir gün kızı Nikola babasına ‘ Daha ne yapabilirler ki yapabilecekleri her şeyi yaptılar git ve o ödüllerini al onlar senin’ dedi.

Trumbo, kızının dediklerini düşündü ve evet dedi daha ne yapabilirler ki…
Gitti ödüllerini istedi. Ona sordular ne yapacaksın ki bu ödülleri? Trumbo cevap verir.” Bu küçük değersiz heykelcikler benim gözümde hiç bir anlam ifade etmiyor. Çünkü onların üstünde arkadaşlarımın kanı var. Ben bunu küçük kızıma vereceğim.

Biz bu olayları yaşarken O henüz 3 yaşındaydı şimdi 10 yaşında. Arkadaşları sorduklarında hiç bir zaman babasının adı söyleyemedi ne iş yaptığından bahsedemedi. Bunları kızıma vereceğim ve ona diyeceğim ki ‘ kızım ismimizi geri kazandık

Bir gece evlerine ünlü yapımcı Robert Lawrence gelir. Elinde bir deste kağıt. Turboya verir al der bunun içinde bir hikaye var al bunu adam et.

Trumbo Spartaküsün senaryosunu yazar. Her yerde duyulmaya başlamıştır. Linç heyeti hemen tehditlere baskılara başlamıştır. ‘ Ne afişte ne de filmin sonunda asla Trumbonun adı geçmeyecek’

Robert Lawrence film hakkında basın toplantısı düzenler. Filmin konusundan sette yaşananlardan bahseder ve en sonunda da ekler filmin senaristi Dalton Trumbodur.

Afişlerde ve filmin sonunda Trumbonun adı yazılıdır. Ancak 13 yıl sonra adını beyaz perdede görür.

Ve dönemin başkanı Kenndy filme gider. ‘Çok güzel bir filmdi, iyi gişe yapacağından eminim’ der.

Ve… Kara liste yırtılır. 13 yıl süren büyük yıkım artık biter. Yapılan haksızlıklar, işsiz kalan vatandaşlar, linç edilen masum insanlar, günahsız çocuklar…. 13 boyunca ne yaşadılar ne yaşayamadılar.