Dünyanın en zor işleri nelerdir? Durun sizlere, maddece cüce ama manaca çok çok yüce iki tanesini yazayım.

 Birincisi bir kalıba sıkışıp kalmak.

İkincisi ise yeni yazarlara sanırım bir ritüelden öte; onunla, dahası onlarla tanışmak. Arkadaşı(m,n,mız)  diyerekten başlık açmak.

Yeni yazarlara hoşgeldiniz diyenlerin ortak yanı, sanırım onu tanıdığını belli etmek. Garip ama gerçek işte ne yaparsın…

Bugünkü yazımızda sizlere “Dünya’da Gümrükler ve E ticaret’le” alakalı bir kaç kelam etmeyi günler öncesinden planlamıştım. Ama planlar programa uymadı.

Evet sevgili dostlar yenidenbirgun ailesi olarak 2016 dan beri alt yapısını oluşturmaya çalıştığımız sitemizin ilk tohumlarını attık. İnşallah bundan sonra taze sıkılmış portakal tadında yazılarımızla yeni yüzler aramızda olacak

Yani uzun lafın kısası(!)

O değerli yazılarınızla, hepimizde olması gereken kalıplaşmamış dünya görüşünüzle, anlayışınızla, cesaretinizle… taptaze kocaman yüreğinizle

hoş geldiniz; sevgili Adem ve Tarık  beyler  vede Zühre ve cemile hanımefendiler… Hoş geldiniz… iyi ki geldiniz.

Beni soracak olursanız Nazan Bekiroğlu’nun da dediği gibi…

Bir parantez vakt-i ömrüm. Ölüm nokta doğum nokta. İsmimden sual edilse, bilin beni üç nokta.

Bir aynada seyrettim âlemin cümlesini. Aynam nokta sırrım nokta. Umduğum kadar büyük değilmiş, dünya nokta ben nokta.

Öyle uzaklaşmışım ki menzilden sıla nokta gurbet nokta. Döndüm baktım aldığım yol, nokta üstünde nokta. Gelen geçti, giden gitti. Sağım nokta solum nokta. Menzil-i maksûda varmış erenler. Söyleyen yok susan nokta.