Hayatın Neresindeyiz? Bu sorunun cevabını inanın bilmiyorum.

Sükûtun çığlıkları sürerken, sessizliği bozma zamanına yaklaşmakta mıyız? Veya çığlıklarının devamını gerekli görenlerden miyiz? Söz Gümüşse sükût altın deyip… Neden susarız konuşmamız gereken yerde ya da neden konuşuruz susmamızın icap ettiği yerlerde?

Sevgiye müptela mıyız? Yoksa iptale uğramış bir sevgili miyiz? Hasretin hangi demlerinde, vuslatın hangi yakınlığındayız? Bağlı, bağımlı, bağlanılan mıyız? Ne kadar seviyoruz, sevilmeyi ne kadar hak ediyoruz? Severken seçici miyiz? Seçilen miyiz? Severken şart koşanlardan mıyız? Karşılık bulma endişesinde miyiz? Yoksa karşılıksız sevenlerden miyiz?

Bir günah işleyip kaybedenlerden miyiz yoksa tövbe kapısına koşup o ipe sarılanlardan mıyız?  İnsan olmanın bilinci içerisinde miyiz? yoksa bilinç kaybına uğrayanlardan mıyız? Hasta, yasta, kışta mı baharda mıyız? Yoksa yoksa Kalpte, dilde, hayalde miyiz?

Hayat Devammı Ediyor?

Soluduğumuz her nefes bizlere ilahi bir hediyedir. Ama gündelik meşgaleler içinde bunun farkına maalesef bir türlü varamıyoruz. Sebebini pek bilemesem de istek ve arzularımızın hiç bitmeyecek olmasını söylemek zorunda kalsam birinci sıraya koyardım.

İnsan neden mutludur veya neden mutsuz? Günde onlarca olayla karşılaşıyorsunuz. Peki, bunlardan sizi en çok etkileyen hangisi? Etkilendiğiniz olay sizi çığırından çıkarıyor mu? Yoksa aa kuş gibi oldum, oh be dünya varmış mı diyorsunuz.

İnsan kısacık zaman dilimleri arasında yaşamını değişkenler üzerine bina edip durur da durur. İlköğretimde öğretmenler, Ortaöğrenim ve üniversite de hocalar, hayatın her kademesinde arkadaşlar. Ve de en güzeli olsa gerek, evlenince eş… Her birinde yeni bir hayat… Bazen iş çevresi bazen de site sakinleri!

Bazı değişkenler adlarından anlaşılacağı gibi değişiyor durduramıyorsun. Bazılarını ise hiç ama hiç seçme şansın yok anne baba kardeşler. Kadere rıza.

Elbette unutamadığımız insanlar vardır iyi günde kötü günde. Bağlandığımız, bayıldığımız! Bazen yol kenarında otostop çektiğimiz bazen de yağmurun altında ıslandığımız…

Çevremizde bir sürü olaylar oluyor. Bunların neresindeyiz. Sebep – sonuç ilişkisi içinde dipsiz bir kuyuya mı düştük…

Hayat tek düze devam etmez, edemez.  Hayatı anlamlı kılan yapacakları düşünüp onlar hakkında plan program yapmak mıdır? Yoksa yılmadan yıkılmadan her an gerçekleşecek ümidiyle hayaliyle yaşamak mıdır?