Yalan; bir hatayı gizlemek ya da gerçeğe uygun olmayan davranış girişimlerinde bulunmaktır. Bu girişim sözlü olarak olduğu gibi, jest ve mimiklerle ya da susma yoluyla da olabilir.

Sosyal bir davranış biçimi olan yalanın amacı; başkalarını veya muhatap olduğumuz insan kitlesini aldatmaktır. Yalanı sosyal çevreyle, sanal dünyayla haşır neşir olan insanların icat ettiği bir kavram olarak düşünmek zannedersem yanlış olur. Bu, insanlığın varoluşuyla başlayan ve devam eden bir gerçektir. Bazen zararını gördüğümüz, bazen de kısa süreli bize faydası dokunan ama uzun vadede canımızın çok yakan acı bir gerçektir.

Yalan bir birine zıt gibi gözüken ama etki olarak aynı işlevi gören genelde İki nedenden dolayı ortaya çıkar. Cezadan kaçınmak ve bir mükâfat yani ödül elde etmek.

Cezadan kaçınmak: Anne baba dayağından korkan, sokak aralarında, parklarda akranlarıyla olan olumsuz ikili ilişkilerde genelde ortaya çıkar çünkü doğru söylerse ceza ile karşılaşacaktır. Ödevini yapmayan öğrenci yalan söyler, sebebi öğretmeni tarafından cezalandırma korkusu…

Mükâfat (ödül) elde etmek. Çocuklarda ilgiyi üzerine çekmek şeklinde gelişir, göreceği ilgi onun mükâfatıdır.

Yalan söylemek, artık hayatımızda yediğimiz yemek, içtiğimiz su kadar ihtiyaçlarımızla iç içe geçmiş durumdadır. Küçüğümüz büyüğümüz, dahası hepimiz bir şekilde yalan söylüyoruz. Yalanın zayıf karakterli insanların silahı olduğunun da farkındayız. Cezanın korkusu veya ödülün müptelasıyla büyüyen çocuklar, yalan söyleyen bizler… Acaba yalanı nereden, kimden ve ne şekilde öğreniyoruz? Ve çocuklarımızı bu hastalıktan nasıl koruruz?

Kimden Öğrenir? Aileden: “Oğlum/kızım sesiz ol sana çikolata alacağım.” “Akşam baban gelince sana oyuncak getirecek”.  Çikolata alınır mı veya oyuncak getirilir mi bilemiyoruz. Ama aksi durumlar için aman “çocuk yalandan ne anlar” sakın demeyin. Bilinç, bu yalanları o an için algılamaya bilir ama bilinçaltı bu durumları otomatik olarak kaydeder. Çocuklar biraz büyür ve sonra başka yalanlara şahit olur. Yakın Bir arkadaşı babayı telefonla arar. Baba “evde yok de oğlum” der. Evde çekiştirdiği komşusunu, mahallede görse güleryüz gösterip över. Böyle bir ailede büyüyen çocuk yalanın gayet doğal bir şey olduğunu düşünerek kendisi de yalan söylemeye başlar.

Kimden Öğrenir? Yazılı, görsel ve işitsel medyadan: Bir gün televizyonunuzu sadece izlediğiniz programlardaki yalanları bulmak için izleyin. Aşk dizilerinde, aksiyon filmlerinde, magazin programlarında, haberlerde sizce ne kadar yalana rastlarsınız? Maalesef yalan söylemeyi biz daha küçüklüğümüzde televizyonlardan öğreniyoruz. En masum çizgi filmlerde, romanlarda bile yalana maruz kalan bizlerin bilinçaltına yalan o kadar normal bir şey olarak kazınıyor ki, sonrasında onu içimizden söküp atmak çok güçleşiyor.

Kimden Öğrenir? Çevremizden: Ailemiz yalan söylemese, televizyon izlemesek de çevremizde yalan söyleyen o kadar kimse var ki. Kısacası arkadaşlarımız, komşularımız, eş-dost gözümüzün içine bakarak yalan söyleyebiliyorlar

Yalan söylemek eğitim ve kültür ile ilgili değil, kişinin yapısı ve ahlaki değerleri ile ilgilidir yalan özgüven eksikliğinin belirtilerindendir.

Çocuklar da uyum ve davranış bozukluğu şeklinde görülen yalan söyleme davranışının altında yatan sebepler ise;

  1. Aile içinde sık sık yalan söyleniyor olması.
  2. Anne -babanın ve çevrenin yeterince sevgi, saygı, ilgi göstermemesi.
  3. Çocuklar; özlem duydukları, olmasını istedikleri şeyler için.
  4. Anne baba ve çevrenin hayranlığını kazanmak için yalan söyler

Çocuğumuzun yalancı olmasını istemiyorsak veya bu davranışın sönmesini istiyorsak…

  1. Yalan söylem davranışını iyileştirmek, önlemekten daha zordur. Önemli olan, çocuğu yalana itecek durumlara meydan vermemektir.
  2. Anne ve babalar çocuklarına model olduklarını akıldan çıkarmamalı ve doğru model olmalıdırlar.
  3. Anne-babanın söyledikleriyle davranışları arasında tutarlılık olmalı.
  4. Çocuklarınızı, kardeşleri ve akranlarıyla asla kıyaslamayın.
  5. Yukarıda da değinildiği gibi anne-baba yalanlan söylemlerine çocuğunu ortak etmemeli” bu yaptığımızı annene söylemeyeceksin, yakın bir arkadaşı babayı telefonla arar, baba: “evde yok de oğlum”
  6. Çocuk isteklerini, sıkıntılarını, endişelerini vs. anne –babası ile konuşabilmeli.
  7. Çocuğa onu değerli hissettirecek yeterli ilgi alaka ve sevgi gösterilmeli.
  8. Çocuğun hangi durumlarda yalana başvurduğu irdelenmeli. Mesela; Okul başarısında problemi mi var? Baskıcı otoriter tepkinizden mi çekiniyor?
  9. Çocuk yalana başvurmadığında, dürüst davrandığında onun bu davranışının aile tarafından fark edilmesi ve bu davranışı pekiştirilmesine yardımcı olunmalı.