Tercih;

Türkçe karşılığı yeğleme olan, dilimize Arapçadan geçen tercih; iki ya da daha çok alternatiften birini seçme, karar verme, olarak tanımlanabilir.

Tercih denilince, her ne kadar ilk önce akla üniversite tercihi gelse de, aslında bu dar kalıba sığmayacak kadar geniş ve kapsamlı anlamı vardır.

İnsanoğlu, aslında hayatı boyunca tercihler yapar. Bazen farkındadır, bazen değil. Ama denebilir ki; hayatı yaptığı bu tercihlere göre şekillenir.

Menüdeki yemeği, mağazadaki kıyafeti, broşürdeki mobilyayı, kartelâdaki rengi, sınıftaki arkadaşı, hep biz seçer; birini diğerine tercih ederiz. Seçimlerimiz tabii ki bununla sınırlı değil; eşimizi, dostumuzu, işimizi, mesleğimizi, evimizi, arabamızı… hep biz tercih ederiz.

Hangi gazete, kitap ve dergiyi takip ettiğimiz, hangi yazar ve yazıları okuduğumuz, hangi şair ve şiirleri beğendiğimiz, hangi ideoloji ve siyasi görüşü benimsediğimiz, hangi dünya görüşü ve hayat felsefesine sahip olduğumuz… listeyi uzatabiliriz.

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız.

Kadere Rıza!

Hayatımızı direkt etkileyen, ama bizim tercihimizde olmayan unsurlar da vardır. Anne- babamızı, memleketimizi, cinsimizi ve cismimizi seçemediğimiz gibi.

Bunun yanında tercihlerimizi etkileyen/belirleyen bazı dış faktörler de vardır. Eşimiz öyle istiyor.. annem üzülmesin.. işim gereği.. resmiyet yerine gelsin diye.. den tutun, taa el âlem ne der e kadar. Üstelik mahalle baskısı da cabası. Yani insan tercihlerini her zaman kendisi yapmıyor, yapamıyor.

Sosyal Tercih

Böyle kategorize etmek doğru mu bilmemekle beraber, yaptığımız tercihleri, şahsi ve sosyal olarak gruplandırabiliriz. Zevkimize, duygu düşüncemize göre yaptığımız tercihler yalnızca bizi ilgilendiriyor ve sonuçları açısından bizim dışımızda kimseyi müspet-menfi etkilemiyorsa; şahsi tercih diyebiliriz. Ama verdiğimiz bir karar, ailemizi, mahallemizi, toplumu ya da memleketimizi ilgilendiriyorsa, zevki, duygu düşünceyi bir kenara bırakıp akılla, mantıkla, ilim-irfanla karar vermek gerekir. Bu da herhalde sosyal tercih olur.

Bir işe başlarken yaptığımız tercihler, aldığımız kararlar; istediğimiz sonuca ulaşamama, işlerin ters gitmesi, hatta maddi-manevi zarar görmesine sebep olabilir. Demek ki; tercihin mesuliyeti söz konusu.

Hür irademiz dışındakiler hariç, biri ya da birilerinin etkisiyle de olsa, yaptığımız tercihlerden ve verdiğimiz kararlardan biz sorumluyuz.

Hem bu dünyada, hem öbür dünyada yaptığımız tercihlerden utanmama, bu tercihler sonucu ceza değil, mükâfat görme duasıyla iyi tercihler diliyorum.