Kurban; Belirli günlerde, belirli şartları taşıyan hayvanları, ibadet maksadıyla, Allah için, Allah adına, kesmektir.

Biz müslümanlar için vacib olan kurban, Hz. Adem’ den (AS) beri var olan ibadettir. Bazı şekil farklılıkları mahfuz, batıl dinlerde de sunak (adak) adama ve kurban vardır.

Allah kuluna “şah damarından daha yakındır” (Kaf, 50,19) Peki biz O’na ne kadar yakınız. Yaklaşmak için neler yapmalıyız, neler yapıyoruz?

Kelime anlamı zaten yaklaşmak olan kurban, Allah’a yaklaşma, rahmetine ve rızasına ulaşma adına önemli bir vesile, kaçırılmayacak bir fırsattır.

Aslında kurban, bir semboldür.

Allah’a imanımızı, emrine boyun eğdiğimizi ve rızasına ermek için nelerden vazgeçebileceğimizi gösteren bir sembol. Yoksa, “kestiğimiz hayvanın ne eti ne de kanı O’na ulaşmaz, ulaşacak olan sadece takvamızdır. “( Hac,22,37)
Kurban; eti konu-komşuya, fakir-fukaraya dağıtmak suretiyle toplumsal faydanın yanında, tevhid inancındaki ihlas ve samimiyettir.

“İnsanı en güzel şekilde yaratan Allah” ( Tin,95, 4) kulunu yaşayabileceği en uygun yere, dünyaya göndermiştir. Sadece hava ve su olduğu için de değil, sayılamayacak kadar çok (İbrahim,14,34) nimetle donatmış ve insanın emrine vermiştir.

Dünya; üçyüzbinden çok bitki ve hayvan çeşidiyle, yeşiliyle çemeniyle, bağıyla bahçesiyle, dağıyla deniziyle, rüzgarıyla yağmuruyla görsel bir şölendir adeta. Denebilir ki Allah, dünyayı insana kurban etmiştir. Kul da, bu nimetlere şükrün gereği olarak kurban keser.

Herkesi ve herşeyi yaradan Allah, sevgiyi yaratmış ve insanın kalbine nakşetmiştir. İnsan hakiki (ilahi) sevgiye ulaştığında, sevdiğine yaklaşmak için her şeyden vazgeçer. Sadece bir hayvanından veya onu alabilecek kadar parasından değil, evinden arabasından, köyünden kasabasından, tüm servetinden hatta kendinden de vazgeçer. Gerçi Allah bunu bizden istemez, “veremeyeceğimiz imtihana tabi tutmaz.”(Bakara,2,286)

Vazgeçmek demişken, Allah için vazgeçeceğimiz şeyler sadece maddi, dünyalık mıdır ? Bazı nahoş huylarımızdan, alışkanlık haline gelen hatalarımızdan, dedikodu gıybetten, yalan söyleme ve iftira atmaktan da vazgeçmek gerekmez mi?

Ya da şöyle mi desek. Bu yıl kurbanda sadece koyun veya keçi değil; iftira atan dilimi, harama bakan gözümü, hırsızlık yapann elimi, günaha götüren ayağımı da keseceğim. Bunları bir kere daha düşünmek, iş işten geçmeden kendimize çeki düzen vermek gerekmez mi?

Makam, para, hırs gibi dünyalıklar için insanın insanlığını kurban etmediği, gülen gözlerle geleceğe umutla bakan çocukların olduğu, güzel bir dünya için gelecek kurban bayramı vesile olsun.

Bayramınız mübarek olsun.