Angry Birds‘di hepimiz biliriz. Belki de androit telefonlar ile özdeşleşmiş bir oyun, her yaştan müdavimi olan bu oyunu ayrıcalıklı kılan isen 35 günde 50 milyon kişinin indirip oynamış olması. Oysa Televizyon ilk çıktığından 50 milyon rakamına ulaşmak için  tam 75 Yıl beklemişti.

Angry Birds filmi, animasyonun iki gedikli ismi Clay Kaytis ve Fergak Reilly ikilisinin ilk yönetmenlik deneyimydi. Filmin senaryosuna ise Simpsonlar başta olmak üzere pek çok animasyon projesinde kalem oynatmış Jon Vitti imza attı.

Angry Birds; Uçma yetileri olmayan kuşların barış içinde yaşadıkları cennet vari bir ada. Ada da Red (Jason Sudeikis) ve arkadaşlarının başlarından geçen olayları anlatan animasyon türü bir yapım.

Red öfke problemini bir türlü yenemeyen her şeye kızan önüne gelen nesneleri tartaklayan bir karakter, arkadaşları bomba (Danny McBride)  ve Chuck(Josh Gad) öfkelerinden dolayı diğer kuşlar tarafından dışlanmıştır. Red’in başından öyle enterasan olaylar geçer ki nihayetinde kendisini mahkemede yargıcın karşısında bulur… Yargıç Red’i bomba ve Chuck’unda daha önce gitmiş olduğu öfke kontrol merkezine gönderir.

Bir gün adaya gemi dolusu bir sürü domuz çıkar gelir. Adada yaşayan diğer kuşlara dostça davranıp, onların güvenlerini kazanmak ve yakınlık kurmak için türlü türlü eğlenceler düzenlerler ve kısa bir sürede de istedikleri bu güveni kazanırlar.

Red, ada halkını domuzlar konusunda defalarca uyarır ve güvenmemelerini ister. Domuzların neyin peşinde olduğunu çözmek bu dışlanmış kuşlara kalır. Domuzlar bir gece adadaki tüm yumurtaları çalar ve kaçarlar. Yumurtaları çalınan kuşlar ne yapacaklarını bilemezler. Çaresiz kalan kuşlar Red’den yardım talep ederler. Red’in bu duruma yaklaşımı İçindeki öfkeyi serbest bırakarak halkın beklemediği bir yönde olur. Ve film yumurtaların kurtarılmasını konu alan sahnelerle finalini yapmaktadır…

Animasyon türünde ki bu filmi vizyona girdiği günlerde seyretmeye gittim. Animasyon olunca biraz eyleniriz diye açıkçası içimden geçirmiştim. Ama salona girince salonun boş olduğunu görmüştüm (Bizle beraber 5 kişi) ilk şoku o anda yaşadım.

Film başlayınca animasyon yapımı bir filme rağbetin neden bu kadar az olduğuna an be an şahitlik etmiştim.

Filmi seyrederken Çocuğun zihninde, duygu dünyasında şiddet eylemlerinin nasıl yer ettiğini, yalanın bu kadar rahat kullanılan bir argüman olduğu hiç mi göz önüne alınmadı düşüncesine kapılmadım değil. Peki, hayvanların bu kadar aşağılanması. Hayvanlar hırsız, hayvanlar yalancı, hayvanlar…

Çocukların hayali kahramanları vardır. Bunlar genelde saf, masum, temiz, dürüstlükle örgülenen maalesef! Hayvanlardır. Süpermen, örümcek adam vs. lütfen onları hayali kahraman olarak algılamayalım. Onlar her ne kadar süperle boyanıp örümcekle yamansa da nihayetinde insan… Az bir eğitimle, evirilmeyle ve yoğrulmayla her insan kahraman unvanına iyi ve ya kötü, bir şekilde  sahip olabilir. İşin temelinde bir yönlendirme, eğitim var.

Ama hayvanlarda böyle bir şey yok onlar yaratılışı gereği masumluğu zaten barındırıyor. Kedi’nin aylarca mekteplere gönderilip disipline edildiğine hiç şahit oldunuz mu?

Bu filmde saflık, masumluk, temizlik, dürüstlük yetilerinin hangisiyle karşılaştık… İnsan zihninde özellikle çocukluk dönemlerinde çocuğun kişiliğini oluşturan adacıkların varlığından söz eder uzmanlar… Neşe, korku, adalet, güvenilir olma gibi… Bu filmle hangi adacığın yıkılmasının temelini attık.

İnsanları gülüp eğlendirmek için bir film yapılıyor ama bu filmin insanların ruh dünyasında bırakacağı negatif etkiyi göz önünde almıyorsa, bırakalım, hiç olmasın daha iyidir.

Angry birds keşke oyun olarak kalmış olsaydın… O masumluğun hep oyun olarak kalmış olurdu.
Şakacıktan, şakacıktan.