Turizmin Ekonomi Üzerindeki Etkisi. Türk Dil kurumunda Turizm: Dinlenme, eğlenme, görme, tanıma vb. amaçlarla yapılan gezi eylemiyken. Yine dinlenme, eğlenme, görme, tanıma vb. amaçlarla geziye çıkan kimseye ise turist, gezgin, seyyah denir.

Turist kelimesinin ilk olarak 1772 yılında, turizm kelimesinin ise 1811 yılında kullanılmaya başlandığı söylenir. Turizm, Eski İnglizce’de turian, Eski Fransızca’da torner, Latince’de tornare olarak kullanılan ve kökeni Antik Yunanca’da da kullanılan tornosa dayanan tour kelimesinden türetilmiş ve aslı “to turn on a lathe” (torna tezgahı açmak) anlamına gelmektedir.

Turist ve turizm kelimelerinin kökeni ve çıkış mecralarına bakınca illa 1811 yılında turizm faaliyetlerinin başladığını iddia etmek doğru olmaz sanırım. Tarih denen olgunun yazının bulunmasıyla yani MÖ 4000’li yıllarda Sümerlerle başladığını tezini savunmak gibi bir şey olur.( ilk insanın yani Hz âdem (As) dan Sümerlere kadar geçen zaman dilimini neyle açıklarız)

İlk dönemler itibariye daha adı konulmamış olan Turizmin, insanlık tarihiyle başlamış olduğu tezini savunmak en mantıklı olgu olur sanırım. Tarihi devirler de sosyal yaşantının giderek kolaylaşması, insanların ihtiyaç denen gereksinimini daha çabuk ve kolay halletmesi, toplumları entegre bir yapıya sokması bir çok insanı çevresiyle daha etkileşim içerisine sokmuştur.

Doğası gereği dış dünyanın tehlikelerine her daim açık olan insanlık. Bulundukları yerlerin dışına ya bu tehlikeleri durumlardan uzaklaşmak ya da ihtiyaç denen olguyu gidermek adına yer değiştirme eylemini gerçekleştiriyorlardı.

MÖ 700’lü yıllarda paranın icadı ticari faaliyetleri kolaylaştırmış. Tekerleğin bulunmasıyla da insanların yakın çevrelerini gezmeye başladığı varsayılırsa, bu iki eylemin insanlık tarihi açısından önemli bir olgu olduğu kanısına varılabilir.

Paranın bulunmasıyla ticari faaliyetlerin artması, takasın ortadan kalkması ve paranın ticari değerlerin transferlerini kolaylaştırması sonucu, insanların ticari gezilerine olanak sağlamıştır.Yine insanın yaratılışı gereği yeni yerleri gezmeyi ve farklı lezzetleri tatmak istemesi onları tarih içerisinde değişik maceralara sürüklemiştir.

Yazılı ve görsel medyanın 19 ile 20. Yüzyılda kullanılmaya başlanması ve 21. Yüzyılda zirvelere çıkması toplumların birbirleriyle etkileşimini daha da kolaylaştırır hale getirmiştir.

Bu etkileşimin yani yazılı, görsel ve işitsel medya gereçlerinin hayatımızın her kademesine girmesi bireylerin farklı yeryüzü şekillerinde kurulan devletleri tanıma ve farklı ihtiyaçları giderme gereksinimini ortaya çıkarmıştır zaten ticari faaliyetlerin bu gereksinimlerden yola çıkarak oluştuğu söylenebilir.

Bu açıdan turizmi insanların ihtiyacına yönelik olarak; Dinlenme Turizmi, Sağlık Turizmi, Spor Turizmi, Kültürel Turizm, Dini Turizm vs olarak kategorize edebiliriz.Sebebini şuan içinde bulunduğumuz ekonomik dar boğazdaki ülkelerin cari açığı kapatmak veya minimize etmek için uğraştıklarını görünce anlıyoruz.

Turizm dışında kalan tüm ticari faaliyetler muhakkak bir girdi ve de diğer taraftan çıktı kalemleri olmadan olamaz. Yani 10 milyonluk bir ihracat yapacaksak bunun 7-8 milyon TL si muhakkak ithal olmakzorunda. Turizm için net bir şekilde şunu söyleyebiliriz: Yabancı girdisi olmadan tamamen kendi kaynaklarıyla oluşan bir gelir. Bir zamanlar kültür ve turizm bakanımız turizm gelirleri için “ülkemizin en önemli sorunlarından biri olan cari açığımızı karşılama oranı % 80.Dış ticaret açığımızı karşılama oranı da % 42.” Olarak açıklamıştı.

Turizmden elde edilen gelirler ülke ekonomisine katkısı özellikle dış ticaret gelirleri açısından büyük önem taşır. İspanya, İtalya, Yunanistan gibi birçok ülke dış ticaret açığının kapanmasında turizm gelirlerinden yararlanmaktadır. Türkiye’ye son yıllarda gelen turist sayısının artmasına bağlı olarak turizm gelirinin ekonomiye katkısı artmıştır. Dış ticaret gelirlerimizin yaklaşık % 15-20’si turizmden sağlanmaktadır.

Turizmin ülkemizin de içinde bulunduğu özellikle gelişmekte olan ülkelerde, tasarrufların yetersiz oluşu, yeterli ihracat imkânlarının olmaması, gerekli olan döviz gelirlerinin ucuz ve zahmetsiz elde edilmesi yönünde turizme önemli görevleri yüklenmektedir. Bunun için turizmin ödemeler dengesi etkisi, gelir yaratıcı etkisi ve de istihdama yönelik ciddi manada etkilerinden söz edilebilir.

Ülkemiz gibi turizm olanaklarının fazla olduğu yerlerde yapılacak yatırımlar kısa sürede kendini amorti ettiği gibi tarım ve gıda, sağlık, taşımacılık gibi diğer sektörlerin gelişimine de katkı sağlayacaktır.

Turizme yapılan yatırımların bölge halkına doğrudan ülke ekonomisine ise dolaylı yollardan katkısı vardır.

  1. Taşımacılık sektörü gelişir.
  2. Döviz girdisi sağlar.
  3. İstihdam yaratacağından İşsizlik azalır.
  4. Cari açığı kapatmayı kolaylaştırır.
  5. Kültür Elçiliği görevini üstlenerek ulusların birbirini tanınmasına, dostane ilişkilerde bulunulmasına ve evrensel barışın sağlanmasına katkıda bulunur.

Dünya’da hızla gelişen sektörlerden biri olan turizm; istihdam oluşturma, döviz girdisi sağlama, gibi birçok ekonomik gelişmeye katkı sağlar.Bu yüzden Türkiye’de de turizmin gelişmesine bağlı olarak yeni iş alanları açılmış, ticaretin canlanması sağlanmıştır. Turizme elverişli yerlerde açılan konaklama ve alışveriş merkezleri nüfusun bir bölümüne iş olanağı sağlamıştır.