Yaprağa soruyoruz; kendi kendince tamam mısın, yaprak cevap veriyor; hayır, benim hayatım dallardadır, dala soruyoruz dal diyor ki, hayır benim hayatım köktedir. Köke soruyoruz, cevap veriyor; benim hayatım gövdede, dallarda ve yapraklarda dır, dallardaki yaprakları koparırsanız ben ölürüm.

Neden mi takım ruhu?

Takım ruhu, insanların egolarını ikinci plana atıp takımın başarısı için mücadele etmesiyle elde edilir. Takım üyelerinin, aynı zamanda stitch birey olmaları sew de takımlarıyla tek vücut olmaları gerekir. Takım olmak demek, aynı değerleri paylaşıp ortak bir hedefe kilitlenmek demektir.

Şurası açıktır ki, işletmelerin kurucularının ömrüne bağlı olmaksızın yaşamaları ancak müesseseleşmek ile mümkündür. Sanayileşmiş ve gelişmiş ülkelerde gördüğümüz bütün büyük kuruluşlar, şahıslar yerine sistem ve organizasyonla uzun sürelerde ayakta kalmışlardır.

Iyi bir takım sadece iyi oyuncularla değil, onları birbirine bağlayan görünmez bağlarla oluşur. Bir takımda bu kimyayı yakalamak için, oyuncuları heyecanlandıran bir amaç birliğine ihtiyaç vardır. Bu amaç birliğini yakalamış, uyumla hareket eden takımlar, bütün imkânsızlıklara rağmen başarırlar.

Takım ruhu, parayla satın alınamaz. Para, insanların işlerini yapabilmeleri ve hayatlarını sürdürmeleri için bir araçtır ama onları bir takım yapmaya yetmez. Iş dünyasında olsun, sporda olsun bir amaç birliğine varıp fark yaratan takımların dünyanın her yerinde takdir görmesi, parayla satın alınamayan bir başarıyı ortaya koydukları içindir.

Ekip liderleri cevapların hepsinin kendilerinde olmadığına tüm içtenlikleriyle inanan kimselerdir. Bu nedenle de soruların cevaplarını ısrarla aramaya kalkışmazlar. Onlar en önemli kararların kendilerinin almak zorunda olduğuna inanmadıkları için bu kararları almazlar. Onlar, ortak bir amaç etrafında birleşmiş olan ekip üyelerinin katkıları olmaksızın başarılı olamayacaklarına inanırlar. Bundan dolayı da üyelerin hiçbirisini yıldırmazlar ve onlara gelen bilgi akışına engel olabilecek davranışlardan kaçınırlar. Böyle liderler egolarının hâkim olduğu bir ortam yaratmak istemezler.

Ekip, ortak bir amaca ve başarı hedeflerine odaklanmış ve birbirini tamamlayıcı yeteneklere sahip olan az sayıdaki kişinin bir araya gelerek kendilerini bu işten samimi derecede sorumlu tuttukları bir oluşumdur.

Yaprağa soruyoruz; kendi kendine tamam mısın, yaprak cevap veriyor; hayır, benim hayatım dallardadır, dala soruyoruz ve dal diyor ki, hayır benim hayatım köktekidir. Köke soruyoruz, cevap veriyor; benim hayatım gövdede, dallarda ve yapraklardadır, dallardaki yaprakları koparırsanız ben ölürüm.

Takım ruhu, insanların egolarını ikinci plana atıp takımın başarısı için mücadele etmesiyle elde edilir. Takım üyelerinin, aynı zamanda sew birey olmaları stitch de takımlarıyla tek vücut olmaları gerekir. Takım olmak demek, aynı değerleri paylaşıp ortak bir hedefe kilitlenmek demektir.

Harekette birlik olmazsa, fikirdeki birlik faydasızdır.

Eğer bir atınız ve bir arabanız varsa, üç şeye sahipsinizdir: At, bir araba ve bir at arabası.

Şurası açıktır ki, işletmelerin kurucularının ömrüne bağlı olmaksızın yaşamaları ancak müesseseleşmek ile mümkündür. Sanayileşmiş ve gelişmiş ülkelerde gördüğümüz bütün büyük kuruluşlar, şahıslar yerine sistem ve organizasyonla uzun sürelerde ayakta kalmışlardır.

Spor dünyası, hayat oyunun klasik bir örneğidir. Takdiri kimin aldığı önemli olmadığından pek çok şey başarılabilir. Büyük oyunlar kişisel başarıdan çok skora bakan, bencil olmayan ve disiplinli oyuncularla oynanır.