Kripto para; bildiğimiz para birimleri TL, Dolar Euro. Gibi bir para sistemidir. Kripto para bu para birimlerinden farklı olarak, kripto paranın oluşturulma amacı belli kriptografi prensipler sayesinde mümkün kılınan bir işlem ile dijital bilgi değişimi sağlamaktır.

Kriptografik Prensipler Nedir?

Kriptografi;  gizli kodlar hazırlama ve bunları kırma bilimidir diyebiliriz. Yâda Kriptografi; gizlilik, kimlik denetimi gibi kişisel bilgilerin güvenliği kavramlarını oluşturmak için çalışan matematiksel yöntemler bütünüdür. Bu yöntemler, bir bilginin iletimi esnasında karşılaşılabilecek aktif ya da pasif ataklardan bilgiyi dolayısıyla bilgi ile beraber bilginin göndericisi ve alıcısını da koruma amacı güder.

Bilgisayar teknolojilerindeki gelişmelerinin akıl almaz boyutta gelişmesi beraberinde güvenlik sorununu ortaya çıkarmıştır. Ortaya çıkan güvenlik sorunun “güvenliğini” sağlamak da, artan bilgiye, ve matematiksel işlem gücünü katlayan bilgisayarlar önünde hayli zorlaşmaktadır.

Bu açıdan bakacak olursak kriptografi, okunabilir durumdaki bir bilginin istenmeyen taraflarca okunamayacak bir hale dönüştürülmesinde kullanılan tekniklerin tümü olarak da gösterilir. Kriptografide esas olan, bilgilerin saklanması ve aktarılmasında ya da devirlerinde üçüncü kişilerin bu bilgileri görememesidir.

Kriptografinin esas önemini kazanması, geçen yüzyılın başında dünyanın geçirdiği dünya savaşları ile olmuştur. I. ve II. Dünya Savaşlarından bu güne Kriptografi bağımsız bir bilim dalı olarak kendini kabul ettirmiş ve günümüze kadar önemini artırarak süre gelmiştir.

Kısaca kriptografinin amacı para işlemlerini güvence altına almak ve yeni dijital paraların güvenliğini sağlamaktır.

Kripto Paralar

İlk Kripto Parayı, Avustralyalı iş adamı Craig Wright’ın bulmuştur. Bunu 2009 yılında kullanılmaya başlayan Bitcoin olduğunu ve uzun süre Nakamoto lakabını kullandığını, Bitcoinin önde gelen kullanıcıları ve yazılımcılarıda sanal para birimi olan Bitcoin’i bulan kişinin Craig Wright olduğunu söylemişlerdir.

Günümüzde yaklaşık olarak 1500 civarı kripto para kullanılmaktadır bunlar genellikle alt coin olarak bilinmektedir Kripto parasal değeri olan satırlarca koda dönüştürülmüş bir elektrik akımı gibidir.Hükümetlerin para biriminin değerini belirlediği merkezi bankaların aksine, hiçbir hükümetin kripto paralar üstünde kontrolü yoktur. Çünkü bu paranın kontrolünü sağlayan bir merkezi bulunmamaktadır.

Pek çok kripto para (Bitcoin, Ethereum gibi ) zaman içinde daha az üretilmek üzere tasarlanır böylece bir piyasa değeri oluşturulur yani arz ve talep arasında ters bir orantı bulunur.Kripto paralar devletlerin kullandığı para birimlerine göre farklılık gösteren bir durumdur. Çünkü devlet uygun şartlarda, istediği zaman daha fazla para basabilir ilk etapta insanlar için iyi bir şey gibi gözükse de 2-3 aylık gibi bir zaman diliminde enflasyonu arttırıcı bir etken olarak karşımıza çıkar.

Şu açıdan da bakabiliriz piyasada bir mal/meta dan ne kadar çok varsa değeri o oranda azalır. Kripto parada yani Bitcoin piyasasında ise durum tam tersi hali hazırda bitcoin 16 milyon civarında ve bu miktar 21 milyondan fazla miktardan olmayacaktır.

Yüzlerce kripto para türü olmasına rağmen, bunların çoğu POW veya PoS adını verdiğimiz iki protokolden birini kullanarak ortaya çıkmıştır. Tüm Kripto Paralar, bilgisayarlarını veya ASIC makinelerini para işlemlerinin doğrulanmasını ve işlenmesini sağlamak için hazırlamış olan kripto para madencileri tarafından muhafaza edilmektedir.

Kripto Para Tarihi

İlk kripto para, 2009 yılında Satoshi Nakamoto adlı bir yazılımcı tarafından  bulunmuştu tabii daha sonraları bunun yani Satoshi Nakamoto’nin; Avustralyalı iş adamı Craig Wright’ın olduğunu uzun  süredir Nakamoto lakabını kullandığını öğreneceğiz… Haliyle Bitcoinin önde gelen kullanıcıları ve yazılımcılarıda sanal para birimi olan Bitcoin’i bulan kişinin adamı Craig Wright olduğunu teyit ettiler.

Bitcoin sistem olarak POW kullanır. Bitcoin’ in ardından Nisan 2011’de, merkezsiz bir DNS aracılığıyla internet sansürünü zorlaştırmak amacıyla ilk altcoin olan Namecoin kuruldu. Ekim 2011’de ise şifreleme metodu olarak SHA-256 yerine Scrypt kullanılarak Litecoin kullanıma sunuldu. Bu özellik sayesinde insanlar Bitcoin madenciliği için kullanılan ASIC makineleri gibi özel donanımlar olmadan Litecoin kazabilir, üretebilir hale geldiler. 2013 sonlarında Litecoin, medya tarafından tanınmaya başladı ve 1 milyar $ piyasa değerine ulaştı. 2011’de kurulan Ripple da Bitcoin ile aynı protokoller üzerine kurulmuştur.

Kripto Para Güvenliği

Kripto Paraların güvenliği iki bölümden oluşmaktadır.

*birincisi  madencilerler tarafından yapılan bir iş olan sıkışık hash kesişimlerini bulmak;

*ikincisi ise ağın %51’inden daha fazla kazı gücüne sahip bir madenci, küresel blockchain sistemini değiştirip, alternatif bir ana defter yaratabilir. Bu durum ”%51 atağı” olarak adlandırılmaktadır. Bu noktada bile saldırganın yapabilecekleri limitlidir. Kendi yaptığı para işlemlerini geri alabilir veya diğer para işlemlerini bloklayabilir. Kripto paralara devlet tarafından haciz koyulma ihtimali de daha azdır. Tüm Kripto Paralar görünümde anonimdir. Ve bazı birimler tam anlamıyla bir anonimlik sağlamak için yeni sistemler oluşturmuşlardır.

Kripto Paralarda Hash

Kripto Para kazma gücü saniye başına düşen Hash ile ölçülür. 1 kH/s değerindeki bir donanım saniyede 1,000 hash kazar. 1 MH/s saniyede bir milyon hash ve 1 GH/s saniyede bir milyar hash anlamına gelir. Madenciler bir bloğu başarılı şekilde çözdükleri zaman, yeni bir hash oluşur.

Hash algoritması bu büyük miktardaki veriyi sabit uzunluktaki bir Hash’e çevirir. Eğer kodlara aşinaysanız ve algoritmayı biliyorsanız bu hash’i ayrıştırıp içindeki veriyi çıkarabilirsiniz. Ama sıradan birinin gözünde bu hashler birbirine sıkıştırılmış numaralar gibi gözükür ve çözülmesi neredeyse imkansızdır.

Bitcoin ve birçok diğer kripto para SHA-256 kullanılarak kazılsa da, Litecoin ve diğerler coinler Scrypt’i kullanır. Bunlar en büyük hash fonksiyonlarıdır ama bunların yanında bazı kripto paralar tarafından kullanılan scrypt-N, x11 gibi fonksiyonlar da mevcuttur.

SHA-256’nın oluşturduğu problemlere çözüm olması için başka hash fonksiyonları bulundu. Önceden insanlar ekran kartı(GPU) ile Bitcoin kazabiliyordu ve bu epey enerji harcıyordu. Bitcoin günden güne popülerleştikçe, ASIC SHA-256 makinesi bulundu ve GPU ile kazma metodunun kullanımı yok denecek kadar azaldı. Bu makinelerin ne kadar güçlü olduğuna dair bir fikir verecek olursak: 4 GPU çalıştırarak kazı yapan bir donanım yaklaşık 3.4 MH/s gibi bir hash oranı yakalayıp 3600 kW/h tüketirken, ASIC makinesi 6 TH/s kazıp 2200 kW/h tüketir.

Dolayısıyla, GPU ile kazma metodu kullanılmaz hale geldi ancak bazı insanlar ağın güvenliği konusunda endişelenmiştir. Daha az insanın ev bilgisayarlarıyla kârlı bir şekilde madencilik yapmasıyla, ağ merkezsiz olma özelliğini biraz yitirdi. Scrypt madenciliği, ASIC’in hafıza sorununa dayanıklı olma vaadiyle uygulamaya geçirildi.

Scrypt hashleri epey büyük bir bellek gerektirmektedir. GPUlar zaten bu durumu kaldırabilmek için tasarlanmışken, ASIC makineleri bu yönde tasarlanmamıştır. Ama Scrypt madenciliği çok fazla enerji gerektiriyor ve bu sorunla baş edebilmek adına scrypt-ASIC makineleri  ayrıca üretilmiştir. Bu evrede Litecoin ASIC madenciliğini önlemek için POW sistemini değiştirmeyi düşünmüştür. Scrypt, POW sisteminin SHA-256‘ya göre daha etkili olduğunu düşündü. Bitcoin’de 10 dakikada 1 blok çözülürken Litecoin’de 2.5 dakikada 1 blok çözülmektedir.

Kripto Para Yasal Mı?

Kripto para yasaldır veya değildir demeden önce… Yasallık anlayışını farklı açılardan ele almak gerekecektir.

Birincisi; kullanım işleminin gerçekten var olup olmadığı veya bu yöntem ile ödeme ve para transfer işlemlerinin kabul edilip edilmediğidir.
İkincisi; herhangi bir resmi kurum tarafından, herhangi bir ülke tarafından, kripto para anlayışının yasal olarak tanınıp tanınmadığıdır.

Uluslararası bazda bir şeyin yasal olup olmadığına bakacak olursak. Bir madenin varlığını sorgularken yasal açıdan başvuru yapılacak ve hak aranacak herhangi bir birim, herhangi bir şirket var mı yok mu ona bakılır. Evet, kriptoların yetkili bayileri vardır, satış işlemlerini, bozdurma işlemlerini gerçekleştirmektedirler. Ancak bu para nasıl ortaya çıkmıştır? Nasıl kullanılmaktadır? Bir olumsuzluk yaşanması durumunda ele geçirilecek başvurulacak kişi ya da kuruluşlar var mıdır varsa kimlerdir? Bu soruların cevabı var mı?… Yoktur.

Ayrıca uluslar arası piyasa tarafından kabul edilmemesi nedeni ile hiçbir yasal güvencesi de bulunmayacaktır.

Bitcoin, Litecoin ve Ethereum gibi bir ödeme seçeneğine sahip olmanız durumunda, bunu rahat bir şekilde internet üzerinde kullanabilirsiniz. Ödeme yapabilir, para transferi işlemini gerçekleştirebilirsiniz. Ancak Bitcoin, Litecoin ve Ethereum  gibi madenlerin, hiçbir şekilde herhangi bir bankada, herhangi bir resmi kurumda kullanmanız mümkün değildir. Bu resmi olarak tanınmadığı, yasal olarak kabul edilmediği anlamına gelmektedir. Evet, varlığı bilinmektedir, kullanıldığı görülmektedir, kabul edilmektedir, ancak yasal değildir.

Tekrardan söyleyecek olursak Kripto Paraların ülkemizde veya her hangi bir ülkede kullanılması ona yasal denileceği anlamına gelmez bir şeyin yasal olması, yasal açıdan başvuru yapılacak ve hak aranacak herhangi bir birim, herhangi bir şirketin varlığından söz etmemiz gerekir.