Yöneticilerin başka bir görevi de toplam kalite yönetimin temel felsefesi olan sürekli iyileştirme (kaizen) dir. Bu ilke geleneksel yönetim anlayışını bir tarafa bırakarak bunların yerine değişime açık yeni süreçleri geliştirilerek bu yenilikleri kuruma yerleştirilmesini öngörür.

Sürekli yenilik toplam kalite yönetiminin en temel özelliğidir. Sürekli iyileşmeyi diğer bir anlamda sürekli gelişmeyi gösteren kavram “Kaizen’dir”. Japonca da Kai: Değişim, Zen: iyi anlamına gelmektedir. Bu iki sözcüğün birleşmesinden oluşan kaizen sürekli gelişme anlamlarında kullanılmaktadır.

Koruma faaliyetleri bağlamında yönetimin görevi şirketleri herkesin işleyişiyle ilgili kuralları, standart işletme talimatlarını takip etmesini sağlamaktır. Koruma bu standartları eğitim ve disiplin ile sürdürmüktir.İyileştirme ise standartların ileriye götürülmesi anlamındadır. Japonların yönetim anlayışı tek kuralla özetlenebilir. Standartları korumak ve iyileştirmek, yönetici ne kadar  üst düzeyde ise, iyileştirme ile o kadar fazla ilgilenir.Standartların iyileştirilmesi, daha ileri standartların oluşturulması demektir.Bu sağlandığında yeni standartların uygulanmasını sağlamak yönetimin koruma görevi haline dönüşür.

Kazien kavramı sonuçlardan çok süreçlerin incelenmesine yöneliktir. Bu olgu yani görüşe göre sonuçlar iyileştirilmek isteniyorsa o sonuca ulaştıran süreçleri iyileştirmek gerekmektedir.

Toplam kalite yönetimi eski süreci sürdürürken işlevsiz gözüken parçalarını bir bütün olarak ele alıp iyileştirme yaparak daha verimli çalışmasını sağlar. Toplam kalite yönetimin ilkelerinden olan kaizen yönteminin işleyişi aşağıda ki gibidir.

kaizen yönteminin-işleyişi

Kaizen Yönteminin İşleyişi

Globalleşen dünyada alternatiflerin çoğaldığı bir rekabet ortamında sürekli olarak kendilerini yenileyen ve hızla gelişen işletmelerin bu rekabet ortamında başarılı olduğu görülmüştür. Değişimle gelen yenilik işletmelere önemli bir rekabet avantajı sağlamaktadır. Ürün ve hizmet yeniliği yapan işletmeler pazarda önemli bir avantajı ellerinde bulundururlar. Müşteride ki merak duygusu, daha yeni şeyleri görme isteği ve değişik lezzetleri tatma güdüsü gibi etmenler müşteriyi yeni şeyleri görmeye sevk ediyor.

Zamanın hızla geçmesi, yapılacak işlerin bir an önce yapılma gereksinimini ortaya koymuştur. Örneğin alışveriş merkezlerin de işletme sahiplerinin barkod uygulaması başlatması yoğun bir şekilde kullanılan mekanlarda can simidi olmuştur. Dolayısıyla barkod uygulaması bir yeniliktir. Muhasebecinin gelir – giderleri bilgisayarda tutması hata payını minimize ettiğinden muhasebeciler için bir yeniliktir.